Templates by BIGtheme NET

Kuşak Çatışması Var Dediler Geldik!

Birçok kişinin ilgi duyduğu ve merak ettiği ”kuşak” konusu son dönemlerde yine gündeme geldi. Ben de bir Y kuşağı bireyi olarak sizin için araştırdım… İşte, kuşaklar arası geçişler ve karakter özellikleri…

Yazı: Figen Arı

Uzun bir süredir işin ustaları fazlasıyla bu konuya eğildi. Bu süreçte hepsini müthiş dikkatle okuyup biraz daha gözlemlemek için bu günü bekledim, çok bekledim. Görülen o ki birçok kişi benim gibi ”Hımm neler oluyor böyle?” diye dikkatleri kuşaklara çevirince, araştırmalarım içinden çıkılmaz bir hal aldı ve kendimi 1920’lere kadar incelemiş buldum.

X’ler…

1965-1979 arasında doğan saygıdeğer büyüklerimiz. Merdaneli çamaşır makinası, radyo, kasetler ile en yakından tanışan neslimiz onlar bizim. Kurallara uyan, otoriteye saygılı, sadık, çalışkanlığa önem veren bir nesil. Y’lerden en büyük farkları ”sabırlı” olmalarıdır. Sabırla çalışırlar ve belirli bir süre çalışmak zorunda olduktan sonra ancak kademe atlayabileceklerine inanırlar. İnternet ile mecburiyetten tanışıklardır elbet ama onların vazgeçilmez ansiklopedileri, sözlükleri ve geniş çerçeveli kütüphaneleri vardır. Yaşamak için çalışan bir nesildir onlar. O yüzden Y’lerin bu çabasını, heyecanını, işe biraz da eğlence katma arzusunu şaşkınlıkla karşıladıkları aşikardır.

Gelelim Y’lere…

1980-1999 arası doğanlardır. Farklılıkları, özgürlüğü, bağımsızlığı, direnişi dünyaya tanıtan bir nesil. İş saatlerine uymayı değil işe odaklanmayı seçen, yaşamak için değil daha rahat para harcamak için çalışan 80’lerin 90’ların çocukları onlar. Azıcık ucundan da olsa kasetleri, radyoları hatırlayan bilyelerle (bizim orada cilli derler) oynayan, sevilip sevilmediğini papatya fallarıyla anlayan bir nesildir Y’ler. Dünyaya Z’ler kadar teknoloji ile merhaba demediğimiz için, kütüphane tozunu yutmuşluğumuz ve gece, akşam ebesi diyerek günü dolup taşan bir enerjiyle bitirdiğimiz günler çoktur. Soruları, Google amcaya değil, kütüphaneci teyzeye sessizce ”Şu konuyu hangi kitapta bulabilirim?” diye sorup fotokopi çektiren neslin son dallarıydık biz.

80-90 yılları arası evinde masaüstü bilgisayarı olan da acayip şanslı sayılırdı. Sonra diz üstü, android telefonlar, iPad’lar geldi. Ulaşım ve hız müthiş arttı. Vizontele’den iPad’e…

Eskiye göre biraz uyumsuz olduğumuz, eleştirmekten ve kendi düşüncemizi savunmaktan asla kaçınmadığımız da bir gerçek. Otorite ve kuralları tanımak ise hak getire. Kendi işinin patronu olmak çoğunun en büyük hayalidir. Kendi görüşlerine karşı olan eylemlere hiç düşünmeden direniş gösterir ve sosyal medyayı çok etkin kullanırlar. Günümüzde Y kuşağı tembel, disiplinsiz, prensipsiz hatta apolitik olarak yanlış değerlendirilse de onlar çok farklı bakış açısına sahip. Aslında inançları uğruna sonuna kadar savaşan ve bunu eğlenerek yapan bir nesille karşı karşıyayız. Evrim Kuran, bir söyleşisinde şu cümlesiyle konuyu özetliyor;

“Y kuşağını iki harfle özetlerim: ”BD”. Yani ”bullshit detector”(Saçmalık detektörü). Y kuşağı, kafasına uymayan saçma durum gördüğünde dayanamıyor, kaynamaya başlıyor. Cumhurbaşkanı olmuş, başbakan olmuş, öğretmeni, genel müdürü hiç fark etmiyor, hemen tepki veriyor. Çünkü bu kuşağın temel değerlerinden biri; adalet duygusu.”

Peki, Z’ler?

X, Y, Z… Matematik problemleri gibi oldu farkındayım ancak dünya böyle sesleniyor.

2000 yılı ve sonrası doğanlara denir. Onlar için sosyalleşmek demek internet demek. Y’lerden de öte dünyaya teknolojiyle gözlerini açan, oyuncakları iPad olan çabuk tüketen bir nesil. İnternet ile çok fazla haşır neşir oldukları için aynı anda bir kaç iş yapabilme yeteneğine sahiptir Z’ler. Tıpkı Y’ler gibi. Belki bir tık daha önde demek yanlış olmasa gerek.

X’ler Y’ler Z’ler dedik… Peki, öncesi?

Elbette var. Yıllık doğum hızında büyük artış yaşanan 1946-1964 yılları. ”Baby boomer” olarak adlandırılan bir kuşak daha. Bu nesil teknolojiden uzak, kendi kendine üreten bir nesildir. Çalışmak için yaşayan bir nesil.

Son olarak ise ”sessiz kuşak” denilen Cumhuriyet Kuşağımız var. 1927-1945 yılları arasında doğan babaannelerimiz, dedelerimiz… Hiç farkında olmadan yaşadığımız bu geçişleri, uyum içerisinde yaşayabileceğimizin en büyük kanıtı olarak görüyorum. Burada bize düşen; her birimizin bir diğer neslin özelliklerini bilip, anlayışlı olmasıdır. İşte uyum o zaman kaçınılmaz olacaktır.

Çatışmadan ziyade şaşkınlık uyandıran bu güzel gelişme ve ilerlemelere kulak kabartmanız dileği ile… Mutlu kalın sevgili X’ler, Y’ler, ve minik Z’ler…

Hayat paylaşınca güzelShare on Facebook8Tweet about this on TwitterPin on Pinterest1Share on Google+0Print this pageEmail this to someone

Hakkında Konuk Yazar

Bu hesap; web sitemize konuk olarak sizler için makaleler kaleme alan dostlarımızın ortak hesabıdır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

ăn dặm kiểu NhậtResponsive WordPress Themenhà cấp 4 nông thônthời trang trẻ emgiày cao gótshop giày nữdownload wordpress pluginsmẫu biệt thự đẹpepichouseáo sơ mi nữhouse beautiful