Templates by BIGtheme NET

Süper Ötesi Bir Dinleme Fikri: Bruno Mars 24K Magic!

Dünyaya kaç kere gelir Bruno Mars gibisi bilmiyorum ama onun değeri kesinlikle biliniyor… Aylardır beklenen yeni albümü çıktı ve deyim yerindeyse fırtınalar kopuyor.

2010 yılında çıkan ilk albümü “Doo-Wops & Hooligans”daki “Just the Way You Are”, “Grenade” ve “The Lazy Song” gibi muhteşem şarkıların sonrasında, 2012’de “Unorthodox Jukebox” albümünü piyasaya çıkarmış ve yine bizi çok etkilemişti. Özellikle “Locked Out of Heaven”, “Treasure” ve “When I Was Your Man” isimli şarkıları bıkıp usanmadan dinlemiştik. Son olarak da geçen yıl Mark Ronson’la birlikte yaptığı Uptown Funk ile izlenme ve dinlenme rekorları kırmıştı.

Ve şimdi Bruno Mars 3. Stüdyo albümü “24K Magic” ile karşımızda, hatta arşivlerimizde. Öyle ki, bugüne kadar yaptığı çalışmalardan sonra Bruno Mars imzası taşıyan her parçayı pek çok kişi gibi ben de arşivlik olarak görüyorum.

Sonbahara girerken yeni albümün sinyalleri verilmeye başlandı. Hatta Bruno Mars, attığı twitlerle herkesi heyecanlandırdı. Müzik otoritelerinin Michael Jackson’ın veliahtı olarak gördükleri Mars’ın yeni parçaları için milyonlarca kişi gün sayıyordu. Emin olun bunlara ben de dahildim. Dijital platformlardan albümün ilk parçası “24K Magic” sunulduğunda ise, hem heyecan hem de ciddi bir merakla dinledim. Daha ilk dinleyişte keyifle ritim tutmalarımın eşlik ettiği parça, hala sevdiklerim arasında.

Yepyeni Bruno Mars albümünün benim için asıl bombası “Versace On The Floor” oldu. 24K Magic’in ritminden uzaklaşıp romantik bir havaya bürünen Bruno Mars, bu kez herkesi harika yorumu eşliğinde dansa davet ediyordu: “We’re dancing all alone/ There’s no reason to hide/ What we’re feeling inside…” Bruno Mars’ın, soprano sesinin eşliğinde 70 ve 80’lerin soul sound’u ile seslendirdiği bu müthiş şarkı hala favori parçam diyebilirim.

“24K Magic”te sadece iki şarkı yok elbette… “Chunky”,  “Perm”, “That’s What I Like”, “Straight Up & Down”, “Calling All My Lovelies”, “Finesse”, “Too Good to Say Goodbye” diğer şarkılar…

Rolling Stone dergisinin “2016’nın en çok beklenen 20 albümü” arasına koyduğu albüm, çıktığı ilk günden itibaren herkesi memnun etmiş durumda. Gittikçe soğuklaşan müzik piyasasında, 70’ler ve 80’ler havası estiren şarkılar dinlemek istiyorsanız, hiç ikiletmeyin, derhal bu albümü alın derim size.

Bu arada Bruno Mars için 2017 yılı ciddi bir turne yılı olacak. Tam anlamıyla dünya turnesi diyebiliriz. Mars, 28 Mart’ta Antwerp’te (Belçika) başlayıp, 15 Haziran’da Milano’da (İtalya) bitecek Avrupa turnesinden bir ay sonra da Amerika turnesine start verecek. Amerika turnesi ise, 15 Temmuz’da Las Vegas’ta başlayıp 11 Kasım’da Los Angeles’ta son bulacak.

Önümüzdeki yıl birkaç ülkeye gitme planlarınız varsa, önce Bruno Mars’ın turne programına bakın, sonra biletinizi alın diyorum, çünkü onu sahnede izlemek inanılmaz bir keyif olacaktır…

bruno-mars-turne

Hayat paylaşınca güzelShare on Facebook0Tweet about this on TwitterPin on Pinterest0Share on Google+0Print this pageEmail this to someone

Hakkında Adile Demirci

1995 yılında radyo programcılığı ile medya dünyasına giriş yaptım. Zaman içerisinde müzik albümlerini yorumlayarak başlayan yazınsal hayatım, gazete köşe yazarlığı, dergi editörlüğü ve internet gazeteciliği ile devam ediyor. Keyifle okuyacağınız yazılarımla karşınızdayım.

ăn dặm kiểu NhậtResponsive WordPress Themenhà cấp 4 nông thônthời trang trẻ emgiày cao gótshop giày nữdownload wordpress pluginsmẫu biệt thự đẹpepichouseáo sơ mi nữhouse beautiful

venusbet giris cratosslot giris betebet giris elexbet giris tipobet giris meritroyalbet giris marsbahis vdcasino grandbetting betwinner markobet sekabet izmir escort perabet